Anasayfa   İletişim  
Reklam  
   
 
 
 
Google
   
    
 

 
 
 
 

• DIŞ TÜRKLER BAKANLIĞI’NIN KURULMASI

• BULGARISTAN'DA ANTIDEMOKRATIK KARAR

• KOSOVA CUMHURİYETİ

• BALKAN ÜLKELERİNE YATIRIM IMKANLARI

• İzmir'de Büyük Balkan Buluşması

• BALKANLAR*IN BARUT FIÇISI: KOSOVA !

• KOBI'LERE HABERLER 27 Kasım 2006

Balkanlar'daki Kimlikler ve Balkanlar'ın Türkiye ile İlişkisi
Dünya Gazetesi 17 Kasım 2006

• Balkanlar’da Seçim Rüzgarı

• Türkiye-Arnavutluk Iliskileri

• Balkan Ülkeleri İle Yakınlaşmada STK

• Balkanların Fahri Kenti İzmir

• Balkanlara Ticaret

• Batı'nın Balkanlar'a Ilgisi

• Kosovada Türkçe Konuşmak

• Bulgaristan'da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

• İzmir Kalkınma Ajansı

• Kosova'da Türkçe'nin Resmi Dil Olması, Türk Devriminin Başlangıcıdır

• 'Turkiye Cumhuriyeti' Isimli Eposta Grubu Faaliyete Geçti

• Balkan Üniversitelerinin Kurulması

• Kosova'daki ABD Madenleri

• Türkiye Balkan Göçmenleri Birleşiyor -Izmir Balkan Dernekleri Federasyonu

• Balkan Ülkelerinden Işbirliği Teklifi

• İzmir, Uluslararası Balkan Paneli'ne Ev Sahipliği Yapacak

• 67 Milyonluk Balkan Pazarı Ilgi Bekliyor

• 3. Uluslararasi Türkiye-Balkan Ülkeleri Turizm Ve Ticaret Paneli...

• İzmir'de Balkan Paneli Hazirliği...

• Dışişlerimizde Balkan Politikamız

• Sırplara Verilen Hak, Kosovalılara Da Verilmeli

Rıfat Sait


DIŞ TÜRKLER BAKANLIĞI’NIN KURULMASI

Geçen hafta Izmir Çeşme’de Yurt Dışında Yaşayan vatandaşlar Danışma kurulu toplantısı yapıldı.Toplantıya katılan Devlet bakanı Prof.Dr.Mehmet Aydın, “yurt dışında yaşayan  vatandaşların sorunlarının çözümü konusunda yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, bu konuda ilk akla gelen “Dış Türkler Bakanlığı’nın “ kurulmasıdır” dedi.Sayın bakana kesinlikle katılıyorum. Aslında geç kalınmış bir olaydır.Zira, sayın bakan Türkiye dışında 5 milyon Türk var, desede bu rakam 6 milyonun üzerindedir ve Orta Asya,Irak ve Balkan  ülkelerindeki soydaşlarla sayı 50 milyonu geçer.   Bu son derece önemli bir rakamdır.Yurt dışında bu kadar büyük bir kitlesi olan ulus sayılıdır.Bu gün Türkçe dünyada en çok konuşulan dillerden biri haline gelmiştir.Bu yüzden geç te olsa, “Dış Türkler Bakanlığının” acilen kurulması gerekir.

DIŞ TÜRKLER’DE KOORDINASYON EKSIKLIĞI
Türkiye’de Dış Türklerle ilgili üç bakanlık farklı çalışmalar yapıyor. Bunlar sn.Abdullah Gül’ün Dışişleri bakanlığı, sn.Mehmet Aydın’ın Devlet bakanlığı ve sn.Beşir Atalay’ın Devlet bakanlığı.İlgili bakanlıklar arasında koordinasyon eksikleri var.Bazı konularda Dış Türklerle ilgili eksikliler de yaşanabiliyor.Örneğin Mehmet Aydın beyin bakanlığı bu konuda çok yetkilendirilmemiş.Oysa ki bu alanda sayın Aydın daha etkili olabilir..Kanaatimce Sn.Mehmet Aydin’in bakanlığı üretken olunabilecek bir bakanlıktır.Bu bakanlığa, Başbakanlığa bağlı TIKA kurumu ile birlikte BCTP (Balkan Ticareti Geliştirme Merkezi) de bağlanmalıdır.Hatta Türkiye’de faaliyette olan Yurt dışındaki Türk dünyası ve soydaş sivil toplum kuruluşları da bu bakanlıkla koordineli çalışmalıdır.Böyle bir bakanlık ilgili tüm dernek, federasyon,konfederasyon ve vakıfları bünyesinde organize edebilir.Böylece çok  yararlı hizmetler ortaya çıkar.Özelliklede yurt dışı Türkler ve soydaşların oluşturduğu STK’ların bir platformda  birleştirilmesi ve ortak istişarelerin yapılması sağlanacaktır.

VALILIK TURK DUNYASI KOORDINATORLUKLERI
İlgili bir başka konu, İzmir,Ankara,İstanbul ve Bursa’da valilikler bünyesinde kurulmuş olan “Valilik Türk Dünyası Koordinatörlükleri” de unutulmamalıdır.Bu Koordinatörlüklerin sayısı artırılmalı ve sağlam bir bütçeyle desteklenmelidirler.Kurulması düşünülen Dış Türkler Bakanlığı bu koordinatörlükleri kendi bünyesine almalıdır.Bilindiği gibi bu koordinatörlükler, Orta Asya ve Balkanlar’dan Türkiye’ye okumaya gelen Türk ve soydaş öğrenciler için kurulmuşlardır.Örneğin Izmir’de bu kapsamda 1800 kadar öğrenci vardır.Türkiye’de okuyan bu öğrenciler, ülkelerinde çok önemli konumlara gelmektedir ki; bu  bizim için son derece güzel  ve stratejik öneme sahiptir.

TURK DIASPORASI
Birkaç ay önce Azerbaycanda Başbakan sayın Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı ve ilk kez gerçekleştirilen Dünya Türk Diasporası toplantısı yapılmıştı.Dünyadaki tüm Türklerin ve akraba ve soydaş toplulukların ortak hareket etmesi ve dayanışma içinde olması bizlere önemli fayda sağlar.Böyle bir çalışmayı Dış Türkler bakanlığı ile yapabiliriz. Dış Türkler Bakanlığı’nın kurulmasını sabısızlıkla bekliyoruz.Türkiye’deki ilgili sivil Toplum kuruluşları buna çok sıcak bakacaklardır.Gerektiğinde sivil toplum olarak buna ciddi bir destek verilir.Böyle bir bakanlığın kurulmasıyla birlikte, hızla projeler üretilmeli ve bu projelerde mutlaka Sivil Toplum da olmalıdır.Bakanlık bünyesinde her ilde danışma kurulları oluşturulmalıdır.Ortak yapılacak çalışmalardan büyük yararlar alınacaktır.


BULGARISTAN'DA ANTIDEMOKRATIK KARAR
16 Şubat 2007
Rifat Sait
Balkan Federasyonu Genel sekreteri

Bulgaristan parlementosu, Turkiye'deki cift pasaportlu Bulgaristan vatandasi olan soydaslarimizin , Bulgaristanin Avrupa Parlementosunda gorev yapacak olan milletvekilligi secimlerinde oy kullanamiyacagi kararini aldi.Bu karar kuskusuz Turkiye'yi ve Turkiyede yaşayan Bulgaristan vatandası soydaslarimizi derinden etkiledi.Bulgaristan'daki ırkçı Ataka partisinin etkisiyle alınan bu karar Bulgaristanı olumsuz etkiliyebilir.Zira, kooalisyon hukumetinde yer alan üçüncü parti Halkl ve Ozgurlukler (HOH) bu kararla birlikte koalisyonda çekilebilirler.Kararın alınmasıyla birlikte meclis salonunu terk eden HOH milletvekilleri bu ayrılığın mesajını verdiler.Bu durumda Bulgaristanda siyasi bir kriz yaşanabilir.Hukumetin bozulması ile Bulgar ekonomisinde dalgalanmalar da yaşanacaktır.Avrupa Birliği hemen öncesindeki yaşanan bu gelişmeler Bulgaristan'ı ciddi olarak etkiliyecek görünüyor.

Herseyden önce alınan bu karar antidemokratiktir.Bulgaristan vatandasi oldugu halde Türkiye'de yaşadiklari için oy kullanmalari ellerinden alinan Türkler büyük bir haksizliga ugramislardir.Alinan bu sonucun , Avrupa Birliğinde nasıl bir etki yapacağı merak konusudur. Turkiye'de alınan bazı kararları eleştiren ve etkilemeye çalışan AB insan haklari mahkemesi alınan bu antidemokratik karar karşısında bakalım nasıl bir karar alacak? Merakla bekliyoruz.

Bulgaristan meclisindeki karar karşısında Türk Dışişleri derhal harekete geçmelidir.Aslında Türkiye'nin çok daha önce Bulgaristana ciddi bir baskı yapması gerekirdi.Şimdi AB ülkeleri nezdinde görüşmeler yapılıp kararın gözden geçirilmesi ve iptal ettirilmesi hususunda çalışmalar başlatılmalıdır.Komşu Bulgaristan'ın Türkiye aleyhine alınan bu kararı bu kadar kolay almaması gerekirdi.Bulgarların Türkleri cok fazla sevdikleri soylenemez.Ancak sonunda yaşanacak gelişmeleri hiç düşünmeden böylesine bir karar almaları Bulgaristandaki ırkçılığın ne boyutalarda olduğunu gösteriyor.Bu da yeni AB üklesi olan Bulgaristana hiç yakışmamaktadır.

Bulgaristanın Avrupa Birliğine girmesi ile birlikte Türkiye ile olan ilişkileri olumsuz etkileniyor.Bilindiği gibi bir süredir Bulgaristan -Türkiye sınırında vize sorunu yaşanıyor.Türk vatandaşlarına uygulanan vize diğer Balkan ülkelerine transit geçiş yapan vatandaşlarımızıda ciddi olartak etkilemiş durumda.Bulgaristanda son zamanlarda yaşanan Türkiye aleyhtari gelişmeler Bulgaristan ile olan ilişkilerimizi zedeleyebilir.Todor Jivkov döneminde yaşanan çirkin anıları Buzdolabına koyup, donduran Bulgarlar, şimdi tekrar oradan alıp masaya koymaya çalışırlırsa, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırlar.Bulgarlar
şunu iyi bilmelidir ki; şimdi artık çok farklı bir Türkiye var. Kuzey Irak gibi büyük azmanlarla boğuşulurken , gereksiz yere havlayan arkadaki finolara yazık olur doğrusu.

 

KOSOVA CUMHURİYETİ
5 Şubat 2007
izbaldef@gmail.com

Balkan’larda yeni bir devlet doğuyor.Statüsü bugüne kadar netleşmemiş olan Kosova, yakında Balkan’ların ve Birleşmiş Milletler’in yeni bir üye devleti olmaya
hazırlanıyor.Yanlış hatırlamıyorsam dünyadaki 232.ülke olacak.Öncelikle hayırlısı
olsun diyelim.

Birleşmiş Milletler Kosova Özel Temsilcisi Martti Ahtisaari Kosova’nın nihai statüsü ile ilgili önerisini Sırp yönetimine resmen sundu. Öneri, Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç tarafından reddedildi ancak, bu zaten beklenen bir şeydi.Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Kosova’yı tam bir bağımsız devlet gibi olmasa da, ona yakın bir statüde tanımaya hazırlanıyor.Bağımsız bir devlette olması gereken milli marş, bayrak, dışişleri bakanlığı, küçükte olsa bir askeri birlik gibi tüm kurumlar Kosova’da olacak.Türkiye dahil birçok devlette Kosova’nın büyük elçilikleri açılabilecek.Aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti de bugüne kadar Kosova’da T.C. Eşgüdüm Bürosu ismiyle faaliyette olan büroyu, Elçilik olarak değiştirecek.Kısa bir süre önce bu büronun olduğu yerin Türkiye tarafından satın alınması bunun bir
göstergesiydi.

Dışişleri bakanı Abdullah Gül’ün geçen hafta iki günlük Arnavutluk ziyareti ve orada Kosova hakkında yaptığı açıklamalar oldukça ilginçti.Bu aynı zamanda Türkiye’nin Kosova’ya olan yakın ilgisini gösteriyor.Nüfusu’nun % 95’i Arnavut olan Kosova hakkında komşu ve soydaş ülke Arnavutluk’ta, Arnavutluk başbakanı ve dışişleri bakanı ile birlikte yapılan açıklamalar özel bir yorum gerektiriyor.Nitekim önümüzdeki günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Arnavutluk gezisi de bu bakımdan önem taşıyor.Kosova’nın bağımsızlığını ilanı ile birlikte bu ülkeyi ilk tanıyan ülke Türkiye olabilir.Bütün bunlar Türkiye’nin Balkanlarda etkin bir politika izleyeceğini gösteriyor.Bu durum aslında Türk dışişlerinde Kıbrıs hariç pek görülmemiş gelişmeler.Aynı şekilde yakında Kuzey Irak’ta da aktif bir Türkiye görebiliriz.Balkanlar, Irak,Kıbrıs ve Ermenistan dışişlerimize fazla mesayi yaptıracak bölgeler.

Türkiye’nin Kosova için aktif olması Türkiye’deki Kosovalı göçmenleri ve KosovadakiTürkleri sevindiriyor. Türkiye dışında Avrupa’da sadece Kosova’da Türkçe’nin resmi dil kabul edilmesi ve 3 Türk milletvekili ve iki Türk bakan yardımcısının görev yapması Kosova’nın Türkiye ile olan yakınlığını göstermekte.Türkiye,Balkanlarda Arnavutluk ve Kosova’yı stratejik ortak kabul edebilir.Beşyüz yıllık tarihi ilişkilerimiz olan Arnavutlarla akrabalık ve dini yönden ortak bağlarımız var.Osmanlı devletine 36 vezir vermiş olan Arnavutlar’ın Türkiye ile ortak bir yanı daha var.Arnavutlar, büyük bir soykırım sonucu katledilen ve asimilasyona uğrayan Yunanistandaki Çamriya (Yanya vilayeti çevresi) Arnavutları yüzünden Yunanistan ile problem yaşıyorlar.Tıpkı bizim Batı Trakya’da yaşadığımız problemler gibi.Yunanistan’ın, isminden dolayı Makedonya ile de problemleri var.Makedonya’nın da % 40’ını Arnavutlar oluşturuyor.Balkanlar’da Arnavutluk, Makedonya ve Kosova’nın ileriki dönemlerde birleşerek Büyük Arnavutluk devletini kurmasından endişe edenler az değil.

İşte tam bu meyanda, Kosova’nın bağımsızlığa gidiyor olması ve Türkiye’nin desteği, Sırbistanı,Yunanistanı ve tıpkı bunlar gibi ortodoks olan hamileri Rusya’yi endişelendiriyor.Tabi ayrıca Kosovadaki dünyanın en zengin uranyum madenlerini çıkarmakta olduğu söylenen ve buraya Avrupa’nın en büyük askeri üssünü kurmuş Amerikanın da gelişmelerden memnun olmadığını söyleyebiliriz.Onlar kuşkusuz birtakım planlar yapmışlardır.Bizim de onların üstünde planlarımızın olması şarttır.Türkiye bulunduğu stratejik konum nedeniyle Balkanlarda ve Irakta akıllı ve dikkatli bir dış politika izlemek zorundadır.Zira önümüzdeki günler sıcak olacağa benzer.

 

BALKAN ÜLKELERİNE YATIRIM IMKANLARI
14 Ocak 2007

Kosova'da özelleştirmeden sorumlu BM yönetimindeki merci olan Kosova Tröst Dairesi yaptığı açıklamada, 23 kuruluş için özelleştirme prosedürlerini başlattığını
duyurdu. Satışa sunulan envanter arasında bir tuğla imalat fabrikası, 20 fabrika,
depolar, bir veterinerlik işletmesi ve eyaletin tümünü kapsayan arazi planları yer
alıyor. Daire, satışlar tamamlandığında 28 yeni şirket kurmayı hedeflediğini
açıkladı. Daha yüksek teklifler, yatırım planlarının uygunluğu ve mevcut kadro
seviyelerini koruma sözleri yeni mal sahiplerine yönelik başlıca kriterler olacak.

Kosova*daki özelleştirme çalışmalarına Yunan ve Rus firmalari ilgi gösterirken, Türk firmalarının ilgisiz kalması üzücüdür.Zira başta Kosova olmak üzere çeşitli Balkan ülkelerinde yapılacak Türk yatırımları, sadece ticari olarak dikkate alınmamalıdır.Balkan ülkelerindeki bu tür yatırımların önemli bir stratejik yönü
vardır.Türkiye için son derece önemli olan Balkan ülkeleri, boş bırakılmamalıdır.Kaldı ki; Balkan ülkelerinde yapılacak ticari çalışmaların, Türk yatırımcısı açısından bir takım avantajlar getireceği unutulmamalıdır.

Bu avantajların en başında, dış ticarette en büyük maliyet unsuru olan mesafeye
paralel olarak nakliye ve navlun giderlerinin düşük olmasıdır.Balkan ülkelerindeki
işçi maliyetleri ülkemizdekine oranla daha düşüktür.Avrupaya daha yakın olması
nedeniyle ihracat daha kolay ve daha ucuzdur.Üstelik Avrupa Birliği tarafından
Balkan ülkelerine bir takım kolaylıklar sağlanmaktadır. Romanya ve Bulgaristan,2007 yılına girmemizle birlikte AB ülkesi olmuşlardır.Hırvatistan aday ülkedir.Yunanistan ve Slovenya ise zaten AB ülkesidir.

Balkan ülkelerinden Kosova ve Makedonya*da yeni yatirim imkanları ve
özelleştirme çalışmaları vardır.Örneğin Makedonya, ülkesine yapılacak
dış yatırımlara karşılık 10 yıllığına bedelsiz araziler vermekte ve vergi muhafiyetleri uygulamaktadır.Türkiyedeki Ticaret ve Sanayi odalari bu çalışmaları üyelerine duyurmak ve yardimci olmak hususunda yararlı çalışamalar yapabilirler.Dış Ticaret müsteşarlığı, Balkan Ticareti Geliştirme merkezi (BCTP) İgeme, TİKA gibi ilgili resmi kurumlarımıza büyük iş düşmektedir.

 

BALKANLAR’DA SEÇİM RÜZGARI
28 Ekim 2006

Ekim ay’ında Balkanlar’da seçim rüzgarı esti. Önce Bosna’da 1 Ekim’de Genel seçimler
yapıldı. 36 partinin yarıştığı Bosna seçimlerinde Haris SILAYCIC başarılı oldu.Ardından, Yunanistan’da ilk turu 15 Ekimde, ikinci turu 22 Ekimde olmak üzere
yerel seçimler yapıldı. Burada iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi (YDP) yarışı önde
götürdü.

BATI TRAKYA’DA GELİŞMELER
Yunanistan seçimlerinin bizim dışpolitikamız açısından iki önemli tarafı
vardı. Birincisi, Türk-Yunan ilişkileri, diğeri ise Türklerin yoğun olarak yaşadığı
Batı Trakya’daki Türk azınlığın durumu.Seçimler sonucunda, Türkler Gümülcine
belediyesine 4 ve İskeçe’de belediyesinde 4 meclis üyeliği, Rodop ve İskeçe’deki 15
belediyeden dördünü ve 7 nahiyede başkanlık seçimlerini aldılar.Ayrıca Rodop il
meclisinde 10, İskeçe il meclisinde 7 üyelik kazandılar. Yunanistan, Batı Trakya
Türk azınlığın temsil haklarını yok etmek amacıyla başta ülke barajı olmak üzere
birçok yasal düzenleme yaptı. Bunun sonuçları parlamentoda Türk azınlığın temsil
edilememesi olarak ortaya çıktı.

Balkanlar’daki bir diğer seçim, bizleri de çok yakından ilgilendiren Bulgaristan
Cumhurbaşkanlığı seçimleriydi.İlk turu 22 Ekim’de yapılan seçimlerde seçmen
katılımının düşük olması nedeniyle ikinci turu 29 Ekim’de yapıldı.Bulgaristan’daki
Türklerin de desteklediği aday Georgi Pırvanov, ırkçı ve aşırı milliyetçi
görüşleriyle tanınan ATAKA partisinin lideri Volen Siderov’a karşı açık ara ile
kazandı.Bu, Türkiye ve Bulgaristan’daki Türkler için iyi bir sonuç oldu.

SIRBISTAN REFERANDUMU VE KOSOVA
Balkanlar’daki seçim rüzgarı 29 Ekim’de Sırbistan’da yeni anayasası ile ilgili
olarak yapılan referandum seçimi ile devam etti. Sırbistan’ın yeni anayasasında
pek çok değişiklik yapıldı.Ama en önemli değişiklik Kosova ile ilgili madde oldu.
Yeni anayasa Kosova’yı Sırbistan’ın ayrılmaz bir parçası olarak tanımlıyor.
Sırpların amacı bu referendum ile olayları karıştırıp zaman kazanmak. Ancak
referendum Sonucu ne olursa olsun, Kosova’nın 2007 de bağımsız olmasını
engelleyemiyecek. Aslında Sırplar da bunu çok iyi biliyorlar ama Kosova’dan 12
belediye kopartmak istiyorlar.Özellikle de Altın madenlerinin de olduğu Mitrovica
bölgesi Sırpların iştahını kabartıyor.Buna karşılık Kosovalı Arnavutların Kosova’dan
birkarış toprak vermeye niyetleri yok.Hatta Sırbistan toprakları içinde olan, ama
Arnavutların yoğun olarak yaşadığı Presheva bölgesine özerklik verilmesini
istiyorlar.

Balkanlar’da seçimler,önümüzdeki aylarda Arnavutluk’ta devamedecek. Arnavut
hükümeti ve Merkez Seçim Komisyonu (MSK) arasında, yaklaşmakta olan yerel seçimlerde
işbirliği konulu bir mutabakat anlaşması imzalandı.Ne diyelim hayırlısı olsun.


Türkiye-Arnavutluk Iliskileri

Eylül 2006
5 Eylul sali günü, Arnavutluk basbakani Dr.Salih Berisha Türkiye’ye geliyor.Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşecek olan Berisha, Erdoğan ile ortak bir basin toplantisi düzenliyecekler.Başbakan Berisha’nin Türkiye’ye gelmesi, son dönemde bozulan iki ülke iliskileri icin oldukça önemli. Zira 15 şubat 2005 tarihinde Arnavutluk’u ziyaret eden başbakan Erdoğan, o tarihte ana muhalefet lideri olan Salih Berisha’ya randevü vermemişti.Bu yüzden, Erdoğan’in Arnavutluk parlementosundaki konuşmasını protesto etmek için, Salih Berisha’nin partisine bagli milletvekilleri salonu terk etmişlerdi.Oysa ki; 1992-1997 yılları arasında iktidarda olan Salih Berisha, Arnavutluk’un Yunanistan ile olan sorunları yüzünden Türkiye’yi müttefiki olarak seçmişti. O dönemde Berişa’nın Türkiye’yle geliştirdiği yakın ilişkiler yüzünden, kendisinin geleneksel rakibi ve “Sosyalist Parti” (PS), Türkiye’yi “Berişa yanlısı” olarak görmekteydi. PS’nin 1997’de iktidara geçmesiyle birlikte Arnavutluk’un Yunanistan’la yakınlaşma politikası izlemeye başlamış olmasında, bu durumun da katkısı olduğu belirtilmektedir.Bu arada Arnavutluk’un önceki başbakanı olan Sosyalist parti lideri ortodoks Fatos Nano, Başbakan Erdoğan’in çocuğunun evlilik törenine gelmiş ve nikah şahidi olmuştu.

6 Eylül Çarşamba günü, Salih Berisha ile bizim de randevümüz var.Kendisinden İzmir’de bir konsolosluk açılması yönünde bir ricamız olacak.Zira, İzmir’de faaliyette olan Arnavutluk fahri konsolosluğu bu görevi yeterince yerine getiremiyor.

TÜRKİYE-ARNAVUTLUK ARASINDA TİCARET

2004 yılında Arnavutluk’a ihracatımız, 2003 yılı ihracatı olan 114.4 milyon Dolar'dan yüzde 40.6’lık
bir artışla 160.9 milyon Dolar’a çıkmıştır. Aynı dönemde ithalat 4.6 milyon Dolar’dan 15.5 milyon Dolar’a yüzde 239 oranında artmıştır ve 2004 yılı ticaret hacmi yüzde 48 oranında büyüme kaydetmiştir.

Türkiye - Arnavutluk arasındaki ikili ekonomik ilişkiler ticaret ağırlıklıdır. Arnavutluk ile ticaretinin büyük bir bölümünü Türkiye’nin ihracatı oluşturmaktadır. Türkiye çeşitli gıda, demir çelik, kimyasallar, temizlik, dokuma ve sanayi ürünleri ihraç etmektedir.2004 yılı sonu itibariyle Arnavutluk'ta Türk firmaları toplam 35 milyon Dolarlık yatırım yapmıştır.

GEZİNİN ÖNEMİ

Türkiye’de yaşayan Arnavut kökenli Türk vatandaşlari açısından da bu gezi çok önemli. Zira Arnavutluk ve Arnavutlar’in Türkiye’ye olan dostluk ve kardeşlik bağları çok eskilere dayanıyor.Son dönemlerde iki kardeş millet arasında ara bozucu kişilerin oluşturdukları suni problemler, bu vesileyle sona erecek ümidindeyiz.

Balkan Ülkeleri İle Yakinlaşmada STK

Avrupa Birliği ile birlikte ülkemizde Sivil Toplum örgütlerinin de önemi ve etkileri artmıştır.Özellikle uluslar arası ilişkilerde Sivil Topluma giderek daha fazla ihtiyac duyulmaktadir.Uluslarararası ilişkiler kavramı ise bizlere üç ayrı koldan ulaşıyor: Ticari, Kültürel ve Siyasi…Şimdi artık Sivil Toplum örgütleri bu üç konuyu ciddi manada ele alıyor ve hizmetler veriyorlar.

NEDEN BALKAN ÜLKELERİ?

Balkan ülkelerinin Türkiye açısından önemi gerçekten büyüktür.Yukarda bahsettigimiz üç konu üzerinden yani, Ticari, Kültürel ve siyasi açılardan bakıp inceleyelim

1-Balkan ülkeleri bulundukları konum itibarı ile önemli bir jeopolitik öneme sahipler.Geçmişteki iki dünya savaşının buralarda patlak vermesi tesadüf değildir.Diğer yandan Balkanlar Türkiyenin Avrupaya açılan kapısıdır ve daha da önemlisi komşusudurlar.

2-Türkiyenin Balkan ülkeleri ile 600 yıllık bir ortak tarihi kültürü vardır.Daha da önemlisi akrabalıklarımız dahi mevcuttur.

3-Ticarette ise potansiyel vardır, bu potansiyel icin ciddi avantajlar mevcuttur.

Balkan ülkelerinin toplam nüfusu 67 milyondur. Bu da nerdeyse bir Türkiye anlamina geliyor.Yani yepyeni bir Türkiye pazarı daha diye düşünebilirsiniz.Ülkemizde son günlerde daralan iç pazarı düşündüğünüzde sanırım ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır.

Diğer taraftan, Yunanistanın AB ülkesi olması, Bulgaristan ve Romanya nın önümüzdeki sene AB ülkeleri olacak olmaları, Hırvatistanın AB adaylığının kesinleşmesi de bize potansiyel açıdan bir takım ipuçları veriyor.
Rakamlara baktığınızda, 2005 yılı itibarıyla 9 Balkan ülkesiyle toplam ticaret hacmimiz 10 milyar doları aşıyor.Oysaki Balkan ülkelerinin kendi aralarındaki toplam ticaret hacmi 400 milyar doların üzerinde.Balkan ülkelerinin yıllık ithalatları ise 100 milyar dolar seviyelerinde.

BALKAN KÖKENLİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ

Türkiye’de 30 milyon kadar Balkanli vatandaşımız yaşıyor ve bunları temsilen yüzlerce dernek var.Son günlerde bu dernekler birleşerek Federasyonlar oluşturmaya başladılar.Hatta Bursa’da Balkan ülkeleri ile ilgili bir Konfedarasyon da kuruldu.
Bu derneklerin pek çoğu verdikleri güzel hizmetlerle Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında köprü vazifesi görüyorlar.

Balkanlarin Fahri Kenti İzmir

İzmir Balkan coğrafyası içinde olmasa da, bir fahri Balkan kentidir kanaatindeyim.Neden böyle düşündüğümü açıklayayım:

İzmir’in tarihi M.Ö.3000’li yıllara dayanır.Bu eski tarih izmir’e zengin bir kültür kazandırmıştır.Bu kültür zenginliği içinde Balkanların çok büyük etkisi olmuştur.
İzmir, bir Balkan Denizi olan Ege’nin incisi kabul edilir, ve zaten öyledir de.
Yapılan araştırmalarda İzmir ve çevresinde kabaca yaklaşık 1,7 milyon Balkan göçmeni yaşıyor.Öyle ki; İzmir’de bazı semtlerde ağırlıklı Balkan göçmeni vardır: Altındağ, Çamdibi ,Şemikler ,Horozgidik,Buca Yaylacık, Seyrek,Gerenköy, Görece, Koşukavak….gibi…Bunun en büyük nedeni İzmir’in Balkanlardan çok göç almış olmasıdır.

İzmir’de bugüne kadar seçilen belediye başkanlarına baktığınızda ortak bir benzerlik görürsünüz..Rahmetli Ahmet Priştina, rahmetli Osman Kibar (Asfalt Osman) ,Burhan Özfatura, İhsan Alyanak , Kemal Baysak, Işılay Saygın, Hakkı Ülkü, Tahir Şahin, Abdül Batur, Şebnem Tabak, Adnan Yüksel,Cemil Şeboy,Cengiz Bulut…Hepsinin ortak özelliği Balkanlı olmalarıdır. Ve bu tesadüf değildir.
İzmir’i Atatürk’ün doğduğu kent olan Selanik’e benzetirler. Tıpkı onun ikiz kardeşidir.Bundan mıdır ki; İzmir’de binlerce Selanikli yaşar.
Giritliler, Batı Trakyalılar, Kosovalılar,Makedon göçmenleri,Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Bulgaristan göçmenleri, Romanya Tuna boyları,Selanikliler…..Hepsi birden İzmir’in Balkan nüfusunu oluştururlar.Her iki İzmirliden biri Balkanlıdır desek abartmış olmayız.

Balkan göçmenlerinin kurduğu 12 Balkan derneği ve iki Balkan Federasyonu vardır İzmirde..Bu Federasyonlardan biri,Genel Sekreterliğini nacizane benim yaptığım ve başkanlığını sn.Vahap Savaşan’ın yürüttüğü İzmir Balkan Dernekleri Federasyonu (İzbaldef) diğeri başkanlığını sn.Kemal Baysak’ın yaptığı Boşnak Dernekleri Federasyonudur.
İzmir Balkan Dernekleri Federasyonu İzmir’deki 8, Salihli ve Aydındaki 2 dernek ile birlikte 10 Balkan derneğinin birleşmesinden oluşur.

İzmirdeki Balkan sivil toplum kuruluşları Konfederasyon kurma çalısması yapmaktadırlar.
İzmir’de Balkan ülkelerinden gelen ve İzmir’in çeşitli üniversitelerinde okuyan 200 kadar Balkanlı öğrenci bulunuyor.Balkan derneklerimiz ile birlikte İzmir Valiliği Türk dünyası koordinatörlüğü bünyesinde bu öğrencilere hizmet veriliyor.Buradan mezun olan öğrenci kardeşlerimiz çeşitli Balkan ülkelerinde Türkiye’nin ve İzmir’in fahri birer elçisi oluyorlar.
Bugün Bulgaristan Razgrag belediye başkanı ve Arnavutluk’un Dünya bankası temsilcisi İzmir’de okuyan öğrencilerden.
Ankara dışında İzmir’de faaliyette olan Romanya,Bosna-Hersek, Arnavutluk,Bulgaristan,Yunanistan konsoloslukları ,İzmir’deki Balkan ağırlığının bir göstegesidir.Bosna-Hersek’in Dünyadaki tek fahri konsolosu İzmir’dedir.Arnavutluğun da İzmir’de fahri konsolosluğu bulunuyor.
Bu arada Konak ile Kosova Prizren şehirlerinin kardeş şehir anlaşması yaptıklarını unutmayalım.
İzmir ve Balkanlar arasında ticari, kültürel ve tarihi köprüler vardır.Bu vesileyle 08.04.2006 tarihinde İzmirde yapılacak olan 3.uluslararası Türkiye-Balkan ülkeleri Turizm ve Ticaret ilişkileri panelini de sizlere duyurmuş olalım.Dokuz Balkan ulkesinden 5 tanesi bakan,20 tanesi basın mensubu toplam 45 kisi katilacak.Aynı tarihlerde İzmir cesmede, uluslar arası Turk kurultayi da toplaniyor.Bunlar hep birer koprudur.
İşte bütün bu köprüler İzmir’i bir Balkan kenti yapar.Onun için İzmir bir Fahri Balkan kentidir diyorum.Üstelik Balkanların en güzel kenti.

Balkanlara Ticaret

Uluslar arası ticaret, yani ihracat ve ithalat işlemleri, ülkelerin ödemeler bilançosunu oluştururlar.Ödemeler dengesindeki pozitiflik ekonomik büyüme ve paralelinde de milli gelirin de artmasına neden olur.Diğer taraftan da İç piyasada oluşan talep darlığını bu şekilde aşabiliyorsunuz. Uluslar arası ticarette en önemli avantaj ise lojistik,navlun ve nakliye giderlerinin düşük olmasıdır. İşte bu yüzden uluslar arası ticaret için Balkanlar tercih edilebilir.Çünkü Türkiye’ye mesafe olarak yakınlıkları, bir avantajdır.Bu konudaki en güzel örnek izmir’in çeşme ilçesinden yapılan Ro-Ro seferleri ve Yunanistan adalarına yapılan ihracattır.Oldukça enteresandır ki; bir malın örneğin bir Midilli adasına Atina’dan gelmesi, Çeşme’den gelmesinden daha pahalıdır.

Yunanistan’ın bir diğer özelliği pek çok üründe Re-Export yapmasıdır.Yani,başta Türkiye’den olmak üzere pek çok ülkeden ithal ettiği bir çok ürünü, kendi ambalajı ile paketleyip Yunan malı ismiyle ihraç ediyor. Yunanistan ile ticarette , ticari ortaklarınızı dikkatli seçmeniz gerekiyor, zira büyük zararlar edilebilir.

Balkanlar ile Ticarette bir diğer avantaj, pek çok Balkan ülkesinde Türk kökenli hemşerilerimizin yaşaması ve pek çoğunda da milletvekili,Belediye başkanı ve hatta bakan olan insanlarımızın olması.AB’ne girecek olan Bulgaristan’da bir başbakan yardımcısı ve iki de bakanımız var. Bulgaristan’da Türklerin Ülke genelindeki Meclis üyesi sayısı Bulgarlardan fazla.Keza, Kosova’da 3 milletvekilimiz iki bakan yardımcımız, Makedonya’da ve Batı Trakya’da, milletvekillerimiz var. Bu bazı prosüdürlerin kolaylaşması demek.Ayrıca buralardaki Türk nüfusu, Türk mallarına talep oluşturabilir.

Balkan ülkeleri ile tarihi bağlarımızın olması, buralardan Türkiye’ye dostluk ve sinerji oluşturuyor. Bunun da iyi değerlendirilmesi gerekir.Ancak bu güzel ilişkilerin, aramızdaki bazı kötü niyetli kişilerce bozulmasına müsaade etmemeliyiz.Balkanlara yaptığımız gezilerde görüyoruz ki;Türk ürünleri tercih ediliyor.Ancak dediğimiz gibi, marka olmuş Türk ürünleri tercih ediliyor.Second name yada merdiven altı ürünleri bu piyasalara sokmamak gerekir.

Son günlerde Makedonya ve Kosova’da başlayan Kamu işletmelerinin özelleştirilmesi çalışmasına Türk işadamlarının da katılması menfaatlerine olacaktır.Zira oldukça ucuza satılan fabrika ve müesseseler var.Kosova Tröst Dairesi zaman zaman bu konuda bilgiler veriyor.Bu arada Kosovada 3-8 mayis tarihleri arasinda otomotiv fuari ve 9-12 mayis tarihleri arasinda Turizm fuari gerceklesecek.Bulgaristan ile birlikte AB girmeye hazırlanan Romanya’da da bir takım avantajlar var.Bir çok Türk firması özellikle de Tekstil alanında Romanya’da işletmeler açmış.Bu firmalar,Romanya’nın AB’ne girmesi ile oldukça avantaj sağlayacaklar. Başta Balkan ülkeleri olmak üzere, Dış Ticaretle ilginenen tüm ilgililere Dış Ticaret müsteşarlığına bağlı İGEME'nin ve Kosgeb'in sayısız destek ve yardımları olduğunu ve bunlardan yararlanmak konusunda bizlerle temasa geçmelerini öneriyorum.

Balkan ülkeleri ile Ticari , kültürel ve siyasi alanlarda Genel sekreteri olduğum İzmir Balkan Dernekleri federasyonu’na temasa geçebilirsiniz.
İzmir Balkan Dernekleri federasyonu, 08-10/ 04-2006 tarihlerinde ,izmir Sabancı Kültür merkezinde 3.uluslararası“Türkiye-Balkan ülkeleri Turizm,Tarım ve Ticaret ilişkileri” konulu paneli başarı ile gerçekleştirdi.Bu panelde emeği gecen herkese tesekkur ederiz. Şimdilik hoşça kalın…..

Batinin Balkanlara İlgisi

AB’NİN EKONOMİK TAARUZU

Avrupa Balkanlara ekonomik yönden taarruza geçerken, ABD ise, askeri yayilmacilığını gösteriyor.
Bildiğiniz gibi, Makedonya’ya 17 aralık’ta yapılan AB. Avrupa Komisyonu toplantısında, aday ülke statüsü verildi.
Hırvatistan, AB üyelik müzakerelerine geçen ay başladı. Bulgaristan ve Romanya 2007 yılında AB ülkesi olacaklar.Slovenya geçen yıl AB’ne üye olmuştu.
Bir Balkan ülkesi sayılan Türkiye de müzakerelere başladı.Yunanistan ise zaten AB üyesi.

ABD’NİN ASKERİ PLANLARI

Geriye Arnavutluk,Kosova,Sirbistan-Karadağ (Karadağ yakında bu birlikten ayrılmayı planlıyor) , Bosna-Hersek kalıyor.Sırbistan zaten Balkanların yaramaz çocuğu.Onun dışındaki ülkeler, yani Kosova,Bosna ve Arnavutluk’un ortak özellikleri var.Müslüman olmaları ve Türkiye’ye yakınlıkları.
Bu ülkeleri de başta Amerika olmak üzere askeri bakımdan ilgi alanına almış.Nasıl mı?
Kosova’yı Amerikalıların komutasındaki Birleşmiş milletler (UNMİK) gücü yönetiyor. Amerika, Kosova’da Avrupanın en büyük askeri üssünü kurdu.
Keza Bosna-Hersek’te de Birleşmiş milletler askerleri ve ABD askerleri görev yapıyor.Arnavutluk ise Nato ile yakın temasta.Yakında Nato’ya girecek.Bunun bedeli olarak ta Irak ve Afganistana Arnavutluk asker gönderdi.Diğer taraftan Arnavutluk’un Vlora kıyılarında Türk askerlerinin de katıldığı Nato’nun "Eşgüdümlü Müdahale 2005" askeri tatbikatı yapıldı.Hatırlatayım Makedonyada da görev yapan Amerikan askerleri var.

BU İLGİ NEDEN?

Demek oluyor ki; Balkanlar stratejik açıdan çok önemliler.Şöyle bir eski tarihe bakacak olursanız, iki dünya savaşının da Balkanlar da patlak verdiğini göreceksiniz.
Ve ne kadar gariptir ki; bir okadar önemli bölge olan Orta Doğu’ya da, Balkanlara da sınır ülkeyiz.Tabi bir de Orta Asya var..
Balkanlara Batının ilgisi ve iştahı büyük.
Türkiye’nin bu aşamada her zaman ki gibi çok dikkatli olması gerektiğini söylemek, biraz klasik olacak ama biz yine adettendir,söyleyelim.

…………..

İZMİR’DE BALKAN PAPARAZİSİ

Geçtiğimiz bir ay içinde izmir’de Balkanlarla ilgili bazı gelişmeler oldu:
*Merkezi izmir’de olan Kıbrıs,Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları Derneği (KIBATEK) 17.uluslararası toplantısını izmirde gerçekleştirdi.Bu toplantıya Balkan ülkeleri dahil 22 ülkeden Şair ve yazar katıldılar.
*İzmir’in üye sayısı en fazla olan (onbine yakın) Balkan Göçmenleri Derneği (Bal-Göç) yeni başkanını seçti: Süleyman Pehlivanoğlu.
Kendisini yürekten kutluyor ve başarılar diliyoruz.
*İzmir’in en eski Balkan Derneklerinden olan Kosova Rumeli Derneği, Balkan Dilleri kurslarını açıyor.Ayrıca Balkan folklor ekibi kurulması çalışmalarını da başlattılar.
*Genel sekreterliğini yaptığım İzmir Balkan Dernekleri federasyonu , 8 Nisan 2006’da yapacağı 3.uluslararası Balkan paneli için startı verdi.
*Nacizane bendeniz, Dokuzeylül üniversitesi bünyesinde kurulan, izmir ili stratejik planlama yönetişim,araştırma ve uygulama merkezi (IZISYOM) danışma kurulu üyeliğine seçildim.Merkez,ilk toplantısını 23 Aralıkta yapacak.

Sevgili dostlar,her zaman olduğu gibi, fikirlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum. Bana rifatsait@superonline.com mail adresimden ulaşabilirsiniz.
Haftaya görüşmek üzere, hoşça kalınız….

Kosovada Turkce Konuşmak

Kosova meclisi gecen hafta aldigi bir kararla Kosova’da Turkceyi resmi dil olarak kabul etti.Boylece Turkce, Turkiye’nin disinda, bir Avrupa ulkesinde ilk kez resmi dil oluyor.Kosova’da 20-25 bin kadar Turk yasiyor.Burada 3 Turk milletvekilimiz ve 2 bakan yardimcimiz var.

Kosova’da Turkcenin resmilesmesi cok onem arz ediyor.Zira Balkanlarda yasayan bir milyon Turk icin bazi seylerin baslangici olacak.Ozellikle de Turklerin yogun olarak yasadigi Bulgaristan icin umuyoruz ki bu bir ornek olacaktir.Bulgaristanda hukumeti kuran koalisyonda Turk partisi Halk ve ozgurlukler (HOH) de var.Turk partisinin 3 bakani ve 34 milletvekili gorev yapiyor. Bulgaristanda Turklerin belediye meclis uyeleri sayisi Bulgarlardan fazla.Diger yandan Yunanistan (Bati Trakya) ve Makedonya’ da da Turklerin yasadigi ve Turkcenin buralarda konusuldugu unutulmamali.

Daha onemlisi, Almanya’da simdilerde ucuncu kusagi bulan Turklerin sayisi giderek artiyor.Ulkede Almanlardan sonra en kalabalik ulus Turkler.
Bir gun Turkce, Almanya da da resmilesirse sasirmamak gerek.Hatta birgun AB ulkelerinde de Turkce olacak.

Orta Asya, Balkanlar ve Avrupa’da Turkcenin konusuluyor olmasi gurur verici.
Guzel Turkcemiz, umuyoruz ki, bir dunya dili olacak.Tabi bizler oncesinde, yabanci ve argo kelimelerle dilimizi bozmamamiz gerekiyor.Oysa ki Balkanlarda, ozellikle Kosova’da oylesine yalin ve temiz bir Turkce kullaniliyor ki….Gidip Kosovayi gezmenizi ve Kosova Turkcesini dinlemenizi isterim.Kosovaya gittiginizde Prizren’de oranin meshur koftesini Turkce olarak isteyin.Artik Turkce konusulan Kosovadaki Turk eserlerini bir gun mutlaka ziyaret edin.Tafsiye ederim.

Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimleri
20 Ekim 2006, Dünya Gazetesi
Rifat Sait / İzmir Balkan Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri

Bu hafta sonu, 22 Ekim Pazar günü Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimleri olacak.

Bulgaristan'da Türkiye'nin aksine cumhurbaşkanını halk seçiyor. Toplam yedi adayın
yarışacağı seçimlerde, Türk partisi Halk ve Özgürlükler'in (HÖH) ve dolayısıyla da
Türkler'in desteklediği aday, şu andaki mevcut Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov. Diğer
adaylar Nedelcho Beronov, Volen Siderov, Petar Beron, Grigor Velev, Lyuben Petrov ve
Georgi Markov'dan oluşuyor. Bu seçim Bulgaristan'daki Türkler için çok önem taşıyor. Bulgaristan'da iktidardaki koalisyon hükümetinde yer alan Türkler, mevcut istikrarın bozulmasını istemiyorlar. Diğer taraftan Bulgarlar'ın aşırı uç olan Ataka Partisi, Türkler'e pek sıcak bakmıyor. Ataka taraftarlarının Türkler'e fanatik saldırılarında artış var.

Bulgaristan'da yaklaşık bir milyon Türk yaşıyor. Avrupa Birliği'ne 2007'de girecek
olan Bulgarista'ın bu durumu Türkiye açısından da çok önemli. En son yapılan belediye
seçimlerinde Türkler, büyük bir başarı gösterip Bulgarlar'dan daha fazla meclis üyesi
kazanmışlardı. Milletvekilliği seçimlerinde ise Türkler 34 milletvekilliğini aldılar.

İzmir'de 7 sandık kurulacak

Türkiye'de ikamet eden yaklaşık 300 bin civarında Türk asıllı Bulgaristan
vatandaşının 22 Ekim'de gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy
kullanabilmesi için göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Bursa, İzmir, İstanbul ve
Edirne gibi şehirlerde seçim sandıkları kurulacak. İzmir'de 7 sandık kurulacak ve
bunlar Bornova, Sarnıç, Görece, Altındağ gibi Bulgaristan göçmenlerinin yoğun
yaşadığı bölgeler olacak. Seçimler çerçevesinde 49 ülkede toplam 144 seçim sandığı
kurulacağı kaydedilirken, Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, en çok seçim sandığının
Türkiye'de kurulacağını açıkladı. Kanuna göre, yurtdışındaki herhangi bir yerleşim
merkezinde seçim sandığı kurulması için o bölgede ikamet eden seçmenlerden en az 100
dilekçe gelmesi gerekiyor.

Bulgaristan'daki Türkler

1980'li yıllardaki zorla isim değiştirme kampanyası sırasında yaklaşık 500 bin Türk
zorla göçe tabi tutulmuş, bunların daha sonraki yıllarda tekrar Bulgaristan'a
dönmelerine ya izin verilmiş ya da çifte vatandaşlık hakları tanınmıştı. Bunda,
Türkiye'nin diplomatik girişimlerinin yanı sıra Bulgaristan'daki Bulgar nüfusunun
düşüş kaydetmesi ve ayrıca iki ülke arasında hızla gelişen diplomatik ilişkiler rol
oynamıştı. Geçmişte de bazı dönemlerde Türkiye'ye göçeden çok sayıda Bulgaristan
Türk'ü bulunuyor ve bunların bazıları Bulgaristan vatandaşlığını koruyabildi.

Bulgaristan'daki gözlemciler, halkın politikaya ilgisizliği ya da mesefeli duruşu
nedeniyle, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranının düşük olmasından endişe
ediyor. Bu yüzden de özellikle Türkler'in eksiksiz bu seçimde oy kullanmaları çok
önem arz ediyor. Diğer taraftan, önümüzdeki aylarda, Batı Trakya'da da seçimlerin
olacağını hatırlatalım.

İzmir Kalkınma Ajansı
4 Ekim 2006, Dünya Gazetesi
Rifat Sait / İzmir Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu üyesi

İzmir Balkan Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri

Türkiye'de pilot bölge olarak Adana-Mersin ve İzmir'de iki kalkınma ajansı kuruldu.
Ajansın kurulmasının ardından önce 100 kişilik kalkınma kurulu üyeleri belirlendi. Bu
üyelerden biri de naçizane benim. Kalkınma kurulu üyeleri aralarından 3 yönetim
kurulu üyesini seçtiler. Daha önce kanun tarafından belirlenen 5 yönetim kurulu üyesi
ile birlikte 8 yönetim kurulu üyesi belirlenmiş oldu. Son olarak genel sekreterliğe
Dr. Ergüder Can'ın atanmasıyla son aşamaya gelindi. Önümüzdeki günlerde verilecek
ilanla, uzman personel de alınacak. Yani İzmir Kalkınma Ajansı hemen hemen hazır.
Artık İzmir için, projeler bekleyecek ve uygun projelere yüzde 80 oranında maddi
destek verecek. Peki ama prosedür nasıl işleyecek?

Birinci aşamada İzmir'in öncelikleri, sorunları ve önemli konularının olacağı bir
strateji dokümanı dışardan bir firmaya ya da üniversiteye hazırlatılacak.
Hazırlanacak bu strateji planı kalkınma kurulunda görüşülecek ve yönetim kurulunca
son haline getirilecek. Daha sonra proje hazırlamaya ilgi duyan yatırımcılara, sivil
toplum kurumlarına, kamu kurumlarına proje hazırlama konusunda eğitimler verilecek.
Bunun için ihale yapılacak ve bir eğitim firması ile anlaşma yapılacak. Diğer
taraftan verilecek başka bir ilanla 100 kadar bağımsız denetçi bulunacak. Türkiye'nin
tüm illerinden olabilecek bu bağımsız denetçiler projelerin seçilmesinde etkili
olacaklar. Kalkınma ajansı tarafından ihale edilen konularda İzmir için hazırlanan
projeler, farklı iki bağımsız denetçiye gönderilecek ve iki denetçinin verdiği not
ortalaması projenin notu olacak. En yüksek notu alan projeler maddi olarak
desteklenecek. Kurulacak kalkınma destek ofisleri bu işleyişi organize edip takip
edecekler. Olayın özeti bu.

DPT Müsteşar Yardımcısı Lütfü Elvan, İzmir Kalkınma Ajansı bütçesi için ilk aşamada
100 milyar YTL ayrılacağını belirtti. Lütfü Elvan'a göre, ne yazık bu paralar
kullanılamayacak. Zira yeterli proje gelmemesinden endişe duyuyor ve keşke daha fazla
para isteseniz diye ekliyor. Artık biz İzmirliler'e düşen, bol miktarda güzel proje
hazırlamak. Böylece Sn. müsteşar yardımcısını yanıltmış ve İzmir'in kalkınmasında
önemli rol almış oluruz. İzmir Kalkınma Ajansı ve projeleri hakkında sorularınızı,