İstanbullu bir Rum: Maria Ekmekçioğlu
Cumartesi Hürriyet 21.02.2009 Ünlülerin bağımlı olduğu mekân
Çekimi olmadığı zamanlar Meltem Cumbul hep orada. Levent Yüksel doÄŸum gününü orada kutladı. Melisa Sözen kahvaltısına hasta. Tolgahan Sayışman’a göre İstanbul’un merkezi.
Bunca ünlü ismi bu sokak arası, manzarasız, küçük mahalle kafesine mürit yapan ne? Dönseniz Mustafa Altıoklar’a çarpıyorsunuz, pardon derken Meltem Cumbul’un ayağına basıyorsunuz. Hümeyra bonfile ile zeytinyaÄŸlı istiyor. Nejat İşler rakı ve hamsi tavacı. Hatice Aslan’ın çilek takıntısı var. Paso çilekli margarita ve çilekli mojito içiyor. Dilek Sabancı havalı ve aynı zamanda samimi ortamını seviyor. Bir de bahçedeki defne aÄŸaçlarını. Åžirin Payzın ise White Mill’de sevdiÄŸi insanlarla karşılaÅŸmayı... Son bir yıldır varsa yoksa White Mill. Cihangir, Susam Sokak’ta. Geçen hafta bir yaşını kutladı. Bir senede edindiÄŸi müdavimler arasında Güven Kıraç, YaÅŸar Gaga, Selçuk Yöntem, Oktay Kaynarca, Burak Kut, Hasan Kaçan gibi bir sürü ünlü isim var. Bir tek Åžener Åžen, Cihangir’den taşındığından beri daha az geliyor. Hepsi hepsi 80-100 kiÅŸilik bir yer White Mill. İki katlı, arkada kendi bahçesi var. Yüksek tavandan sarkan ampullerle aydınlatılıyor, Balık Pazarı efekti olmuÅŸ, bence çok sevimli. Ortamı merak ediyorsanız, ne zaman gideceÄŸiniz önemli. Haftasonu gece 11 buçuktan sonra giderseniz daha kulüpvari bir yer. DJ’ler dönüşümlü olarak 80’ler, 90’lar rock ve elektronik çalıyor. Sair zamanlarda kafe-pub. Barda takılan da var, masada ciddi ciddi yemek yiyen de. Mekanın sahipleri White Mill’in ünlü barı deÄŸil, ünlülerin mahalle barı olduÄŸunu söylüyor: “Zaten birçoÄŸu bu civarda yaşıyor. Kendilerini rahat hissettikleri için de sürekli uÄŸruyorlar.” White Mill’den canlı bir insanmış gibi bahseden ünlü oyuncu kim? Hangi modacı Viyana’dan gelir gelmez levrek yemeye koÅŸuyor? Levent Yüksel’i kıskanıp doÄŸum gününü orada kutlayan komedyen hangisi? YaÅŸam portalı e-kolay, yepyeni bir ÅŸehir rehberi hazırladı. Bu ve benzeri bütün sorularınızın cevaplarını e-kolay sitesindeki yeni köşemden öğrenebilirsiniz.
Maria’nın Bahçesi
Bostancı Sahili’nden Küçükyalı’ya doÄŸru giderken tam Adalar’ın hizasına geldiÄŸinizde sol tarafınızda denize bakan çiçekler, yeÅŸillikler içinde, iki katlı bir villa göreceksiniz. Dikkatli bakarsanız küçücük bir tabelada Maria’nın Bahçesi yazar. Çekinmeyin, girin, deniz ürünü ve otlarla aranız iyiyse hiç piÅŸman olmayacaksınız. Maria EkmekçioÄŸlu İstanbullu bir Rum. Annesinden öğrendiÄŸi İstanbul Rum yemekleriyle meÅŸhur. Billur Kalkavan, Zuhal Olcay, Özgür Çevik, Nilüfer, Süreyya Yalçın ya da Patrik Bartholomeos gibi müdavimlerini saymıyorum artık; ünü Yunanistan’a taÅŸtı. Geçen haftasonu bir davet üzerine Selanik’in en şık restoranı Agioli’de hazırladığı mönü kıyamet kopardı. Atina’dan, dergi, gazete, televizyon kanallarının yanı sıra Türk konsolosu da geceye katıldı. Hazırladığı mönü bir ay boyunca servis edilecek. Zaten Maria Hanım “Selanikliler yemek yemeyi bilmez. Biz gittik de öyle öğrendiler. Aynı ÅŸekilde Atina’da da bütün şık lokantalar buradan gidenlerin kurdukları” diyor.
DOMATESLE, KABAKLA AÅžK YAÅžIYORUM
Mutfak nerdeyse tamamen deniz ürünleri ve otlardan oluÅŸuyor. Maria Hanım’ın özelliÄŸi yemeklerle oynaması. Mesela balığı ızgaraya atmakla yetinmiyor. Aromasını alsın diye içine otlar dolduruyor. “AÅŸtır, aÅŸk yemek sevdası bu! Domatesle, kabakla, biberle aÅŸk yaşıyorum” diyor çok hafif kırık Türkçesiyle. En çok kalamar akordeon ve midye sarması meÅŸhur. Ama herkes baÅŸka bir yemeÄŸine meftun: Rasim Öztekin zeytinyaÄŸlı enginarından vazgeçemiyor, Halit Ergenç ahtapotundan. Patrik sırf kırlangıç buÄŸulaması için kalkıyor, Bostancı’ya geliyor.
KÜÇÜKKEN SELANİK’E GİTTİ, EVLENDİ TÜRKİYE’YE DÖNDÜ
Maria EkmekçioÄŸlu’nun dedesi Trablusgarp’tan KurtuluÅŸ Savaşı’nın sonuna kadar Atatürk’ün ordularında savaÅŸtı. Madalyaları var. Ailede erkek olmadığından dolayı, dedesinin hatırasını korumak için Maria Hanım kocasının deÄŸil, babasının soyadını taşıyor. Küçük yaÅŸta ailesiyle birlikte Selanik’e göç etti. Orada evlendi, üç çocuÄŸu oldu. 13 yıl evlilikten sonra ikinci evliliÄŸini bir Türk’le yaptı, tekrar İstanbul’a döndü. Annesinden öğrendiÄŸi yemekleri o kadar iyi yapıyordu ki dostları için Etiler’de mütevazı bir yer açtı. Bu ilk yer Åženay Akay, Haluk Levent, Pınar AltuÄŸ gibi (o zaman Tony’yle birlikte gidiyordu) ünlülerin uÄŸrak yeri oldu. Ruhsat iznini uzatamayınca Anadolu Yakası’na taşındı. Bostancı sahilinde metruk bir sayfiye villasını onardı: Eski Günaydın Et Lokantası. İşe otopark olan bahçeden baÅŸladı. Limonlar, portakallar, zeytinler, armutlar, üzümler ve yüzlerce deÄŸiÅŸik çiçek ekti, mekanın adını da Maria’nın Bahçesi koydu.
BU MUTFAKTAN İÇERİ ERKEK MİDYE GİREMEZ
İşte o meşhur midye sarma. İstridye kabuğunda geliyor. Hafif kırmızı rengini almasının nedeni dişi İzmir midyeleriyle yapılması. Pilav da bu midyenin kendi suyuyla pişiyor. Maria Hanım midyeciyi en sonunda çıldırtacağım diyor: Tek tek ayıklatıyorum, erkekler bir tarafa, dişiler bir tarafa. Bu mutfaktan içeri erkek midye giremez, hepsi geri gidiyor!
İsimsiz kafeye isim arıyoruz
Altıyol, maÄŸazaları, kafe, lokanta ve sinemalarıyla Anadolu Yakası gençliÄŸinin Taksim’i. Tıpkı İstiklal Caddesi gibi Bahariye Caddesi de araç trafiÄŸine kapalı, tramvayla Altıyol’a baÄŸlanıyor. Tramvay yolu Halk EÄŸitim Merkezi’ni saÄŸda, Adliye’yi solda, Süreyya Operası’nı tekrar saÄŸda bırakıp, büyük boÄŸa heykelini kıçından karşılayarak meydana ulaşıyor. Bu heykel iki yönden pek meÅŸhur: Birincisi fırlamaların rengarenk boyadığı insan kafası kadar testisleri, ikincisi cinsi. Çünkü meydanda dolaşırken, yılların boÄŸası olmasına raÄŸmen hâlâ telefonda birbirine “ben öküzün dibindeyim” diye yer tarif edenlere rastlarsınız. Gelelim konumuza. BoÄŸanın kıçını kendinize tam cepheden niÅŸan yapın, saÄŸ kolunuza gelen tarafa yeni bir kafe açıldı. Bahçe içinde, meydanın cıvıltısını gören, camekanlı, ÅŸirin bir yer. Ama ismi yok. Kafeye ismini müşterileri verecek. Bir ay süre koymuÅŸlar, gidip form dolduruyorsunuz, eÄŸer sürenin sonunda sizin öneriniz kabul edilirse artık oranın devamlı konuÄŸusunuz, gittiÄŸinizde her ÅŸey beleÅŸ. Valla tanıtım açısından çok iyi fikir! Ben bile ÅŸimdiden isim düşünmeye baÅŸladım.
|