Türkiye yarın Avrupa’ya giriyor
Hürriyet 25 Ocak 2008 Yazarlar Yalçın DOĞAN
Türkiye yarın Avrupa’ya giriyor
1699’da Karlofça AnlaÅŸması ile Osmanlı ilk ve ağır toprak kaybına uÄŸruyor. 1800’lerin başında anlaÅŸmanın imzalandığı tepedeki çadırın yerine bir kilise yapılıyor. Kilisenin de, çadır gibi, dört kapısı var. O kapılardan biri, iki yüz yıldır kapalı. Avrupa Türklere kapalı kalsın diye. MüthiÅŸ bir sembol.
Kapı iki yüz yıldır kapalı. Kilisenin dört kapısından üçü açık, ama biri zinhar kapalı, duvarla örülü. Kilise Karlofça’da. Karlofça, Sırbistan’ın dokuz bin nüfuslu kasabası. Bir zamanlar Sırp Ortodoks Kilisesi’nin merkezi. Åžimdi ÅŸaraplarıyla ünlü. Osmanlı tarihi açısından ise Karlofça tam hicran. 1697-98’de Osmanlı arka arkaya ağır yenilgiler alıyor. Avusturya Zenta’da Osmanlıları yenilgiye uÄŸratırken, Venedik Mora ve Dalmaçya’ya, Lehistan BoÄŸdan’a, Rus Çarı Petro Azak Kalesi’ne saldırıyor. Dört bir cephede kuÅŸatılan Osmanlı pes etmek zorunda kalıyor ve Karlofça’da anlaÅŸmaya zorlanıyor. Karlofça Osmanlı’nın kuruluÅŸundan dört yüz yıl sonra, toprak kaybettiÄŸi ilk anlaÅŸma. AnlaÅŸma için görüşmeler Karlofça’da bir tepeye kurulan çadırda yürütülüyor. Osmanlı’yı temsilen görüşmeye Sadrazam Amcazade Hüseyin PaÅŸa ile Reis-ül Küttap (DışiÅŸleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi katılıyor. Çadırın dört kapısı var. Her kapıdan bir ülke giriyor. Birinden Venedik, ötekinden Avusturya ve Lehistan, üçüncüsünden Rusya, son doÄŸu kapısından da Osmanlı giriyor. Kapılar ayrı, ama aynı zamanda giriliyor. Aynı zamanda girmek bile, Osmanlı’da çöküşün iÅŸareti. Dört yüz yıl boyunca, masaya son oturan, içeri son giren hep Osmanlı. Çünkü hep galip. Karlofça’da dört yüz yıllık bir baÅŸka gelenek daha bozulmuÅŸ oluyor. Dört ay süren görüşmeler sonunda, 26 Ocak 1699’da Karlofça AnlaÅŸması ile Osmanlı ilk ve ağır toprak kaybına uÄŸruyor. 1800’lerin başında anlaÅŸmanın imzalandığı tepedeki çadırın yerine bir kilise yapılıyor. Kilise görüşmelerin yürütüldüğü çadırın görünüşüne uygun. Kilisenin de çadır gibi dört kapısı var. Dört yöne bakan, dört ayrı kapı. O kapılardan biri, iki yüz yıldır kapalı. Kapı var, ama duvarla örülü. Kapı bilerek yapılıyor, bilerek duvarla örülüyor. Bilerek duvarla örülü doÄŸu kapısı, Osmanlı’nın girdiÄŸi kapı. İki yüz yıldır kapalı, Türkler bir daha bu kapıdan geçip Avrupa’ya ayak basmasınlar diye. Avrupa Türklere kapalı kalsın diye. MüthiÅŸ bir sembol.
KAPI YARIN AÇILIYOR
AÄŸustos 2008’de, Karlofça’ya birkaç kilometre uzaklıkta Petrovaradin Kalesi’nde anma töreni var. Osmanlı’nın kaybettiÄŸi bir baÅŸka savaşın anma töreni. Törene, Türkiye’nin Belgrad Büyükelçisi Süha Umar da davetli. Bu törenlere daha önce hiçbir Türk Büyükelçisi katılmazken, bu kez Büyükelçi Umar, Türk Askeri AtaÅŸesi’ni de yanına alarak törene katılıyor. Umar, törende Karlofça Belediye BaÅŸkanı Filipoviç ile tanışıyor. Filipoviç hatırlatıyor. 26 Ocak 2009, yani yarın, Karlofça AnlaÅŸması’nın 310. yıldönümü. Karlofça’da tören düzenleniyor. Kilisedeki törene Umar’ı davet ediyor. Süha Umar bir koÅŸul öne sürüyor. “İki yüz yıldır duvarla örülü kapı açılırsa, o duvar yıkılırsa ve kapı normal hale gelirse”, katılacağını söylüyor. Belediye BaÅŸkanı söz veriyor. O günden sonra, Türkiye BüyükelçiliÄŸi kilisedeki çalışmayı izliyor. DoÄŸu Kapısı’nı örten duvar yıkılıyor, diÄŸer kapılarda kullanılan malzemeden, oraya da benzer bir kapı yapılıyor. Yarın Karlofça’da tören var. Törene Türk Büyükelçisi’nin yanı sıra, Rusya, Avusturya, Polonya (eski Lehistan), Hollanda, Romanya, İngiltere büyükelçilerinin katılacakları kesin. Amerikan ve Alman büyükelçilerinin de katılmaları bekleniyor. Sırplar resmi davetiye hazırlıyor. Davetiyede açıkça yazılı. Karlofça AnlaÅŸması’nı imzalayan ülkelerin büyükelçileri, her ülkeye ait kapıdan, yarın aynı anda içeriye girecek. İki yüz yıl sonra, Türklere kapatılan kapı yıkılıyor. Türkler yarın bu kapıdan Avrupa’ya girecek. Yoksa, AB yolu mu, demek geliyor içimden. Galiba bu pazar iyimserliÄŸim üstümde.
|