Yeniden Rumeli'ye
Bülent Korucu - b.korucu@aksiyon.com.tr - Sayı: 726 - 03.11.2008
Yeniden Rumeli'ye
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum;
Her lâhza bir alev gibi hasretti duyduğum.
Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duygular...
Mahzun hudutların ötesinden akan sular,
Gönlümde hep o zanla beraber çağıldadı,
Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı!
(Yahya Kemal Beyatlı/ Açık deniz)
SoÄŸuk SavaÅŸ döneminde Sovyet Bloku ülkelerinin sınırlarını çevreleyen ‘demir perde’ bizim de zihnimizdeydi. Boynumuza vurulan ve bir ziynet zannettiÄŸimiz ‘az geliÅŸmiÅŸlik’ prangasını ne kadar da kabullenmiÅŸtik. Kafamızı kaldırıp burnumuzun ucuna bile bakmazdık. Denk geldi, iki demir perde eÅŸ zamanlı yıkıldı. Urumeli’ne gidebileceÄŸimize inanmaya henüz baÅŸlamıştık, aradaki duvarlar kalktı. GiriÅŸimci, akademisyen, eÄŸitim ordusu dört bir koldan dünyaya yayıldık. Fakat hiçbir zambak Saraybosna’dakiler kadar güzel görünmedi; hiçbir nehri Tuna kadar yakın hissetmedik; hiçbir seher Üsküp gibi uyandırmadı. Devir deÄŸiÅŸti, artık fatih ordular yürümüyor, Rumeli’ne. Toprak deÄŸil talebimiz. Bize ait olan kültür mirasımızın bir insanlık deÄŸeri olarak saygı görmesini bekliyoruz. Hoyrat bir ırkçı yangınla yok edilen izlerimizi belirginleÅŸtirmeyi umuyoruz. ‘Burada bir büyük medeniyet konaklamış’ desin, gelip geçenler. Ve biz de akın akın çocuklarımızı götürüp yerinde gösterelim, Yahya Kemal’in ÅŸiirleriyle içimize dolan hüznü. Biz çekildikten sonra iflah olmaz kavgalardan yakasını kurtaramayan topraklara yeniden barış gelmesi için çok yakardık. Şükür, kılıçların hiç olmazsa yarısı kına kondu. Balkanlar bize artık uzak deÄŸil. Ayrılırken, gelenlere niÅŸan olsun diye topraÄŸa gömdüğümüz yüreÄŸin atışlarını duyabiliyoruz. Evet, yeniden ve bir kere daha MERHABA RUMELİ.
|