Anasayfa   Ýletiþim  
Reklam  
   
 
 
   
Google
   
   
    
 
 

 
 
 
 
 

Slovenya: Sahili St. Tropez kadar güzel köy evleri birer çiçek bahçesi


Sahili St. Tropez kadar güzel köy evleri birer çiçek bahçesi 1 Eylül 2008
Hürriyet

Mesude ERÅžAN

Bahçelievler Medikal Park Hastanesi’nin baÅŸhekimi Dr. Rüya Saidali ÅžiÅŸman (43), "seyahat benim için tutku" diyor. Babası Iraklı, annesi Türk olduÄŸu için çocukluÄŸu boyunca iki ülke arasında mekik dokumuÅŸ. Seyahati seven ailesiyle birçok ülkeyi gezmiÅŸ. Yaşı ilerledikçe aile seyahatlerinin yerini arkadaÅŸlarla veya yalnız yapılanlar almış. Tatillerde tek ÅŸehre saplanmak yerine seyyahlığı tercih ediyor. 35’in üzerinde ülke görmüş. 20 yıllık doktor Dr. ÅžiÅŸman, Slovenya gezisini anlattı.

Gittiğim ülkelerin, şehirlerin önce kültürünü, halkını tanımaya çalışıyorum. Mutlaka merkezi bir yerde kafeye oturup, kahvemi yudumlarken insanları gözlemlerim. Arkeolojiye özel merakım var. Arkeolojik zenginlikleri görmeye çalışıyorum. Müzeleri ziyaret etmeden dönmem. Körlemesine gitmem hiçbir yere, kitap, rehber, internet üzerinden araştırmalarımı yaparım. Önceliklerilerimi belirlerim. Tatilde lüks aramıyorum. Ancak salgın riski bulunan, örneğin Afrika ülkelerine gittiğimde belli lüks şart.

Özel meraklarımdan biri eski kapıları bulmak, fotoğraflamak. Çocukluğumda Iraklı, sanatçı bir akrabam sevdirmişti kapıları. Çok eski bir evin kapısını satın almış, yeni evine taşımıştı. Bir başka eski kapıdan da yemek masası yapmıştı. Kapıların birer öyküsü vardı ve etkilenmiştim. Kulağımda kalan hikayeler daha ileri yaşlarımda kapıların peşine düşmeme zemin hazırladı. Artık nereye gidersem gideyim, en eski sokaklara dalıyor, ilgimi çekecek kapıları buluyor ve fotoğraflıyorum.

TÜM ÜLKEYİ OTOMOBİLLE DÖRT GÜNDE GEZEBİLİRSİNİZ

KardeÅŸim üniversite okumak için Slovenya’yı tercih etti. Onun yanına gide gele sevdim, çok alıştım. Yaklaşık 20 kez gittim. Yugoslavya’nın en zengin bölgesiydi, Tito’nun ölümünden sonra federasyondan ilk ayrılan Slovenya oldu. Alp daÄŸlarının ortasındaki bu küçük ülke çok modern, güzel, müreffeh. Öte yandan da ÅŸatolarıyla bir masal ülkesi. İtalya ve Almanya’ya sınır olduÄŸundan her iki kültürün etkisi var. Slovence’nin yanı sıra İtalyanca ve Almanca konuÅŸan çok.

Otomobil kiralayıp bir haftada bütün ülkeyi gezmek mümkün. İyi bir planlamayla turu dört günde bitirebilirsiniz. Otobanları, metroları, trenleri gayet iyi durumda. Güvenli bir ülke, suç oranı çok az. KoÅŸturmaca yok, dingin. Hatta bu sakinlik Türkiye’nin büyük kentlerinin temposuna alışanları sıkabilir bile. Kırsaldaki bütün evlerden saksı saksı çiçek sarkıyor. Åžehirlerde bile meyve aÄŸaçları o kadar çok ki... Her yerde adaklar için yapılmış ÅŸapeller var. Avrupa’nın ortasındaki Slovenya’nın bazı gelenekleri bize benziyor. ÖrneÄŸin eve girerken ayakkabı çıkarılıyor. Aile iliÅŸkileri diÄŸer Avrupa ülkelerine göre daha sıcak. Birbirlerine gidip, geliyorlar. Genel olarak sakin ve aşırı kibar insanlar. Kültür düzeyleri çok yüksek.

PROTEOS, AVRUPA’NIN EN BÜYÜK MAÄžARASINDA YAÅžIYOR

Slovenya’nın yazı ve kışı ayrı güzel. İki sözcükle anlatmak gerekse, masal ülkesi ve yeÅŸillik derim. Åžehirde bile "ceylan çıkabilir" ÅŸeklindeki uyarı levhalarına rastlıyorsunuz. Uçsuz, buçaksız doÄŸasından ilham alan ve bunu tuvallere taşıyan ressamlara her yerde rastlamak mümkün.

Turistler için çok sayıda alternatif var. Yazın dağları yemyeşil, serin. Av ve yayla turizmi gelişmiş. Kumsalları da yüzmeye uygun.

Slovenya, Avrupa’nın en önemli kaplıca merkezlerinden. Toplikia dedikleri kaplıcalara Avrupa’nın her yerinden meraklısı geliyor. Soce yine Avrupalıların tercih ettiÄŸi rafting nehirlerinden biri. Bisiklet sevenler için de bir cennet, bisiklet yolları çok.

Ülkenin kuzey batısındaki Bled Gölü mutlaka görülmeli. Etrafı daÄŸlarla çevrili. İtalya, Avusturya ve Slovenya bir üçgen gibi çevirmiÅŸ gölü. Ülkenin tek adası gölün ortasında ve Vatikan’a ait. Gölün çevresindeki otellerden adaya gondollarla geçiliyor. Adadaki kilisenin çanları saat 17.00’de kuvvetle çalıyor. Çünkü dilek tutup, kilisenin çanını çalanlar arzularının gerçekleÅŸeceÄŸine inanıyor. Göl kışın buz tutuyor. Yılbaşı geceleri üzerinde fener alayları yapılıyor. Buraya yolunuz düşerse Villa Beld’de konaklayabilirsiniz. Bu otelin ilginç tarafı, Yugovlavyanın kurucusu ve lideri Tito’nun eski ikametgahı olması.

Sahildeki Portoroz nefis bir bölge. St. Tropez’den farkı yok. Deniz ve eÄŸlence arayanlar için ideal. Dünyanın üçüncü, Avrupa’nın en büyük maÄŸarası, Postoyna Yama burada. Åžimdilik sadece 20 kilometresi ziyarete açık. Trenle geziliyor. Sarkıtları etkileyici. Bu maÄŸarada dünyada baÅŸka hiçbir yerde yaÅŸamayan Proteos adlı canlıyı görebilirsiniz. Åžekil olarak yılana benzeyen bu küçük canlının derisi, aynen insan teni gibi.

AKÅžAM YEMEĞİNE VENEDİK’E

Küçük bir ülke olmasından ötürü komÅŸu ülkelere geçmek uzun zaman almıyor. ÖrneÄŸin akÅŸam üstü yemeÄŸe Venedik’e gitmek kolay, 1.5 saat yetiyor. Günübirlik alışveriÅŸler için Venedik’e gidenler az deÄŸil. AB üyesi olduktan sonra ülkedeki fiyatlar da yükseldi. Yine diÄŸer AB ülkelerine göre ucuz olduÄŸunu söyleyebilirim.

Ülkenin gerek baÅŸkenti Lubliyana, gerekse diÄŸer ÅŸehirlerde tarihi doku çok güzel korunmuÅŸ. Bazı yerlerde kendinizi 17’inci yüzyılda yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Lubliyana’da, yeni ÅŸehir, eski ÅŸehirden ayrı kurulmuÅŸ. Hastaneleri ünlü. Özellikle göz ve ortopedi alanlarında hastaneler çok ileri düzeyde. Kentin kalesi Lublijeski Grad ve ÅŸatosu da mutlaka görülecek yerler arasında.

ARMUT ŞARAP ŞİŞESİNDE YETİŞTİRİLİYOR

Ülkenin bağları meşhur, şarapları güzel. Özellikle şarap şişeleri, koleksiyonu yapılacak kadar hoş; hangi kontun bağından çıktığı hemen anlaşılıyor. Pleterya dedikleri manastır şarabı meşhur. Armut şarabı şişelerindeki armutun oraya nasıl yerleştirildiğini anlamak zor. Keşişler armut daha dalında ve çok küçükken şişeyi dala bağlıyorlar. Armut şişenin dibinde gelişip, büyüyormuş.

Ülke Venedik’e yakın olduÄŸu için camcılık çok geliÅŸmiÅŸ. Özellikle Rogashka kristali meÅŸhur.

Yemekleri et ağırlıklı. Ülkenin sahil tarafının mutfağı İtalyan, kara tarafı Alman mutfağından etkilenmiş. Sahilde makarna, pizza, iç kesimlerde etin ve patatesin ağırlığı hissediliyor. Kroft denilen, ekmek gibi yedikleri bir tatlıyı çok seviyorlar. Hatta Avusturya sınırına yakın Moribor kentine kadar gidip alıyorlar. Krem shnit dedikleri, böreğe benzeyen bir hamur işi de ülkeye özgü.

EN SEVDİĞİ 5 YER

á Bled Gölü (Slovenya) á Floransa (İtalya) á Sidi Borsaid (Tunus) á Barcelona (İspanya) á Nice (Fransa)

neyle seyahat ediyor

Uçak

seyahatte ne okuyor

Tarih kitapları

ne yiyor, ne içiyor

Yerel lezzetler

ne giyiniyor

Rahat kıyafetler

nerede kalıyor

Yurt dışında şehir merkezine yakın otellerde, yurt içinde pansiyon veya tarihi konaklarda

çantasının vazgeçilmezleri

Şişe su, gözlük, kitap, harita

kimle seyahat ediyor

Ailesi veya arkadaşıyla

ne alıyor

Hediyelik eşya, koleksiyonu için yüksük

 

 
Nutuk (Sesli ve Görsel)
 
Etkinlik Takvimi
, 2026
PzrPztSalÇrşPrşCumCts
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30
 
 
 
 
 
Copyright Aralýk 2002 © balkanpazar.org
tasarým ve uygulama Artgrafi.net