’Trakya hacısı’
15 Ağustos 2008 Hürriyet Yalçın BAYER ybayer@hurriyet.com.tr
Kapıkule güzelleşiyor
45 gün önce Kars’tan yola çıkan ’Hürriyet hakkimizdir/Tren Özgürlük’ treninin son noktasında Edirne’ye veda ederek akÅŸam Sirkeci’ye döndük. Gar Müdürü Tayfun Akbulut "HoÅŸgeldiniz" diyerek bizlere çaylar ısmarladı. KeÅŸke bu yolculuk bitmese diyenlerimiz çoktu. Herkes üzüntülüydü; ’kısa dönem’ askerlik bir rüya gibi geçmiÅŸti. 1.5 ay dile kolay deÄŸil... Yeni bir projede yer almak dileÄŸiyle evlere dönüldü.
Edirne’de dün sabah trenimizi, aralarında pehlivanlarin da bulunduÄŸu ’zevat’ karşıladı; akÅŸam da yöreye has ’yaprak ciger’ ve cacıkli bir menüyle uÄŸurlandık.
Edirne nasıl bir şehirdir?
"Selimiye; Türk milletine, Koca Sinan’in mimarlık dehasıyla Zümrüd-ü Anka kuÅŸunun sırtında sunduÄŸu bir armaÄŸandır.
Edirne bir serhat ÅŸehridir. 91 yıl Osmanli baÅŸkenti olmuÅŸtur. Åžehitler ÅŸehridir. Ata sporu güreÅŸin merkezidir. Bir mimarlik açıkhava müzesidir. Üniversite ÅŸehridir. Arda, Tunca ve Meriç nehirlerinin birleÅŸtiÄŸi ziraat ÅŸehridir." (Buna Lozan anıtını, tabyaları ve yeni ekleriyle geniÅŸleyen SaÄŸlık Müzesi’ni de eklemeli.)
Ressam Dr. Güngör Danisman Aribal tarafından yapılan anıt seramik panoda Edirne böyle tarif ediliyor. Pano ’Samotlu’ çamurundan yapılmış; 600 kilo ağırlığında... 150 parçadan oluÅŸan 12 m2’lik bu pano gibi tarımla ilgili pekçok tablo var Edirne Ticaret Borsa’sinda... Köylü ile tüccarı bir araya getiren ve iÅŸlevsel görevi nedeniyle Türkiye’de örneÄŸi az görülen borsada tarım aletleri de satılıyor; üretici sattığı ürünün bedelini hemen bankadan çekebiliyor. (Dağıtılan kredi kartlarıyla köylülerimiz dileriz batmaz.)
Borsa Baskanı Mustafa Yardımcı üreticinin durumuyla ilgili bize çarpıcı bilgiler aktarıyor.
BuÄŸdayda süne zararlısının Edirne’de, diÄŸer bölgelere oranla fiyat dengesizliÄŸi yarattığını söylerken "Biz ilaç kullanmiyoruz, ama temiz çevrenin bedelini de ödüyoruz" diyor. Dün borsadaki tabloda buÄŸdayın ortalama kilo fiyatı 450 Ykr, yeni çıkan ayçiçeÄŸinin de 442 Ykr idi.
Yardımcı bizi, TOBB’a baÄŸlı ’Gümrük ve Turizm AÅž’nin Kapıkule Gümrük Kapısı’nın yeni inÅŸaatını gezdirdi. ÖztaÅŸ İnÅŸaat firmasının 86.7 milyon YTL’ye yapmakta olduÄŸu inÅŸaatın 5 ayda %60’ı tamamlanmış. Yılbaşına kadar yolcu, 350 dönümlük alanda yolcu, TIR ve free-shopların bulunduÄŸu alışveriÅŸ merkezi tamamlanacak ve TOBB burayı 19 yıl iÅŸlettikten sonra devredecek. İhale ile ilgili tartışmalar unutulmuÅŸ; inÅŸaatın ’ruhsatsız’ baÅŸladığı eleÅŸtirilerine karşı da "128 parselin ’tevhidi’nin geçikmesi uzun sürdü; baÅŸvuru sonunda imar durumu 23 aÄŸustosta alınacak" dendi.
Kapıkule’nin Bulgarlari özendirecek bir sınır kapısı olacağını ÅŸimdiden söylemek gerek. TOBB 15 sınır kapısını daha yeniliyor.
Kültür başkenti
Trendeki toplantıda il yöneticilerini dinledik... Turizm Bakanlığı MüsteÅŸar Yardımcılığı’ndan 3 ay önce Edirne’ye atanan Vali Mustafa Büyük, AB’nin sınır komÅŸusu Edirne’nin kültür baÅŸkenti olmasını, İstanbul-2010 projesiyle Edirne’nin ayaÄŸa kaldırılması gerektiÄŸini belirterek 1700 tescilli yapıtın bulunduÄŸunu söyledi. Edirne’de görev yaparken vefat eden Vali Fahri Yücel’in 4. ölüm yıldönümü nedeniyle 12 aÄŸustosta bir anma toplantısı yaptıklarını belirten Büyük, onun projelerini sürdüreceklerini söyledi. Bu çok
CHP milletvekili Rasim Çakır, Saros körfezinin kurtarılması için MHP’li milletvekili Cemalettin Uslu ile Meclis’e ayrı ayrı verdikleri Meclis araÅŸtırma önergesinin takipçisi olduklarını söyledi.
İstanbul’un ’kirli sanayisini’ Trakya topraklarına istemediklerini de ekledi. Kırkpınar aÄŸası, Trabzon’lu Seyfettin Selim, Kırkpınar’i Euro Sport’ta yayınlatarak Edirne’yi dünyaya tanıtacaklarini söyledi.
50 bin doğum günü
BİLGİ iÅŸlemcimiz Erkan Çelen, trenin en yoÄŸun yükünü çekenlerden biriydi. Her türlü arızanın peÅŸinde koÅŸarken bir yandan da, Hürriyet doÄŸum günü gazetesinin çıkışını yapıyordu okurlara... 45 gün içinde 50 bine yakın tren ziyaretçisine çıkış verdiÄŸini söylerken, "En çok doÄŸum günü gazetesi istenen yerler EskiÅŸehir ve Kırklareli oldu. Bir kadın, evlilik yıldönümü yanında eÅŸinin ölüm tarihini içeren gazeteyi isterken aÄŸlıyordu. Bazen altı veya sekiz kiÅŸilik bir ailenin tüm fertlerinin doÄŸum tarihlerinin çıkışlarını verdim. Deniz GezmiÅŸ’in eylemlerine ve idam edilmesine iliÅŸkin kopyaların çokluÄŸu dikkatimi çekti. Spor derseniz; GS’nin UEFA’yı kazandığı gazetede de itibarlı günlerden biriydi. Hürriyet’in 1.5.1948 tarihli ilk sayısı da koleksiyon için talep edildi.
Yap bir karşılama
SAVAÅž Hersekli, ’Åžampiyon Hersekli’ otobüs firmasının eski ortaklarından. Burhan Öçal’ın, TopçuoÄŸlu Mahallesi’nden çocukluk arkadaşı. Biri daha var; ’Hans’ diye hitap edilen... Hersekli, Kırklareli’nin en renkli simalarından biri sayılıyor. Trendeki sohbette hem dansları hem de fıkralarıyla kırıp geçirdi etrafını... Öçal "Agam..." dedikçe "Çekelim pizi" diyerek kadehini kaldırdı. ’Ağı roman’ takımı "Ayılana gazoz, bayılana paços" parçasını çaldığında "Nerede bizim Candan Erçetin kızımız, o da olmalıydı Hürriyet treninde" diyordu.
Trakya havaları çaldıkça "Eğlenmek coşmak değildir asla" diye uyarıyordu kendisini Burhan Öçal.
Trakya bölgesinde birçok Roman sanatçıyı yetiÅŸtirmede emeÄŸinin çok olduÄŸunu söylüyor. Åžimdiye kadar çalıştığı Romanların sayısının 250 olduÄŸunu söylüyor. Bunların yarısını da Avrupa’daki programlarına götürmüş... Bu nedenle Burhan Öçal’a tapıyorlar adeta. "Ben bu toprakların insanıyım, onları da çok seviyorum" diyor.
Kırklareli’ndeki aile fertleri Burhan Öçal’ı yalnız bırakmadılar. YeÄŸenleri çok güzeldi; bunlardan birinin adı da Begüm... Dayısının torunuymuÅŸ. Türk Sanat MüziÄŸi’nden o kadar güzel parçalar söyledi ki, "Sanki Safiye Ayla" dedi müzikten anlayan birisi...
Önceki akşam 4.5 saat süreyle davul ve darbuka çaldığı için parmaklarına ve bileklerine masaj yapıyordu. Bunu yapmazsa yaralar oluşurmuş parmaklarda.
Gel Trakya havalarına, ’yap bir karşılama’.
Klarnet ve saksofon sanatçısı Bülent Ustaoğlu ekibimizden kim hangi parçayı istediyse üfledi. Burhan Öçal çalıştığı sanatçılarla iftihar ediyor:
"İşte bunlar benim kardeÅŸlerim, benim için can verirler. Romanlar baÅŸka bir ÅŸeydir; tanımak, aralarında yaÅŸamak lazım" dedi. Bülent UstaoÄŸlu Büyükçekmece’de oturuyormuÅŸ; altı kardeÅŸ baÅŸka sazların dışında klarnet de çalıyorlarmış; "PerÅŸembe akÅŸamı Hikmet Abi’nin oradayız, bekleriz" dedi trendeki bizim gençlere.
’Trakya hacısı’
’VAN Gölü’ otobüs firmasının sahibi Necip Kartal, hacı gibi sakal bırakmış olan Kırklarelili otobüsçü SavaÅŸ Hersekli’yi, Esenler’deki otogarda bir baÅŸka otobüs firmasının sahibine şöyle tanıştırıyor: "Ulan, bu adam karı tutuyor... İçki içiyor... Her haltı ediyor. Yani ’Trakya hacısı’dır kendisi; bunlara her ÅŸey serbesttir. Bize ise hepsi yasak!.."
|