Sırbistan Dersleri
Date: May 13, 2008 Milliyet
[YAZARLAR] - Can Dündar - Sırbistan dersleri-ISIYZR Belgrad Bugünlerde gösterilen Mavi Jeans reklamını Saraybosnalı yönetmen Emir Kusturica çekti. Kusturica reklamda “Yeraltı” filminin unutulmaz final sahnesini yeniden canlandırıyor. O sahnede, üzerinde çılgınca eÄŸlenen insanlarla ana karadan kopan toprak parçası, bir mutluluk adasıdır. Ülkesi iç savaÅŸtaki bir ülkenin yönetmeninin bir arada yaÅŸam ütopyasıdır. Oysa, bildiÄŸiniz gibi, sonuç öyle olmadı. Birbiri peÅŸi sıra Yugoslavya’dan kopan kara parçaları daha çok mutsuzluÄŸa yol açtı. Her isyan, ardından sert bastırma tedbirleri getirdi. Baskı, milliyetçiliÄŸi ve yabancı düşmanlığını körükledi. Milliyetçilik, yeni etnik isyanları ateÅŸledi. Bu sarmal, 17 senede Yugoslavya’dan 7 ayrı devlet çıkmasıyla sonuçlandı. Kusturica mı? Kendisini o filmde Sırp milliyetçiliÄŸi yapmakla eleÅŸtirenleri haklı çıkarırcasına Miloseviç çizgisine girdi. Müslüman babasının evi saldırıya uÄŸrarken, o, Bosna’yı terk etti. Adını deÄŸiÅŸtirip OrtodoksluÄŸa geçti.
Açık hava müzesi Geçen hafta yaptığım Balkanlar turunun Belgrad durağında Yugoslavya örneÄŸinin bizim için ne kadar öğretici olduÄŸunu düşündüm hep... Sakarya’daki türden etnik çatışmalar baÅŸladığında, bunun nasıl kanlı bir dağılma süreciyle sonuçlandığını anlatmak için Yugoslavya’yı anlatan filmler yayımlanmalı bence... Belgrad’a turlar düzenlenmeli; o iç savaşın sonunda bombalanan ve ibret olsun diye hâlâ onarılmadan korunan askeri binalar bir açık hava müzesi gibi gezilmeli. Yugoslavya’nın nasıl böyle paramparça olduÄŸu, “Büyük Sırbistan hayali”nin Sırbistan KaradaÄŸ’ı nasıl 3’e böldüğü, bölündükçe insanların nasıl nefretle birbirlerine girerek yeni bölünmeleri hazırladıkları anlatılmalı... “Bize bizden baÅŸka dost yok” zihniyetinin nasıl toplumu içe kapatıp yoksullaÅŸtırdığı, ayrılıkçılıkla milliyetçiliÄŸin nasıl birbirine sürtündükçe keskinleÅŸen iki bıçak gibi her tarafı kanattığı ortaya konmalı...
Osmanlı düşmanlığı Salı günü, Sırp milliyetçilerinin örgütü Sırbistan Radikal Partisi’nin seçim mitingini izlerken ürperdim. Milliyetçi marÅŸlar çalınıyor, Lahey’deki Uluslararası SavaÅŸ Suçları Mahkemesi’nde etnik temizlik suçlamasıyla yargılanan Seselj’in resmini taşıyan bayraklar dalgalandırılıyor, kalpaklı gençler AB karşıtı sloganlar atıyordu. Duvarlarda “Kosova bizimdir: 1389” yazıyordu. Bu, Sırp milliyetçiliÄŸinin doÄŸum tarihi kabul edilen Kosova savaşının tarihiydi. Bütün fanatik milliyetçiler gibi Sırp milliyetçileri de meÅŸruiyet ve güçlerini, tarihe ve yabancı düşmanlığına dayandırıyordu. Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesi Batı karşıtı milliyetçi söyleme ve “Rusya’ya yanaÅŸalım” taleplerine hız vermiÅŸti. Buna karşılık “Avrupalı Sırbistan Koalisyonu”, “Kosova için ağıt yakacağımıza ileriye bakalım. Asıl sorunumuz yoksullaÅŸma... Çıkışımız AB’de” diyerek seçime girdi. Pazar günkü seçimde Sırp seçmenlerin çoÄŸu ikinci görüşe oy verdi. Sandıktan Batı yanlısı koalisyon çıktı. Radikaller yarışı ikinci tamamladı. Ancak AB yanlıları tek başına çoÄŸunluÄŸu saÄŸlayamadığı için bir “milliyetçi ittifak” alternatifi de var.
İki kesime ders Tanıdık tartışmalar deÄŸil mi? Yugoslavya örneÄŸinden ders alması gereken iki kesim var: Ana karadan kopacak toprak parçasını bir mutluluk adası sananlar... Ve o kopmayı önlemek için milliyetçi fanatizmi kullananlar... Sırbistan’ı izlemeye devam edelim.
|