Su ve ışığımız ortak
12 Haziran 2008 Yalçın BAYER ybayer@hurriyet.com.tr
Su ve ışığımız ortak
KALAMARI meşhurdu adanın. Bir tabak koydu ortaya Ceni Markari. Ardından kabak çiçeği dolması getirdi. Bir de peynirli biber dolması.
Bakışlarımızdaki şaşkınlığı görünce "Bunlar benden" dedi.
Bir ara ortadan kayboldu.
Nefes nefese geri geldi. Masadaki üç kiÅŸinin önüne birer paket bıraktı. Çarşıya çıkıp herkes için bir ’karafaki’ almıştı, üstü Fourni Adası desenli.
Halikarnas Balıkçısı, Ege adalarını ArÅŸipel’in göğsünden fışkıran sütlerin deniz üzerinde donup kalmış haline benzetir. Yani bir anlamda adaların kökeninde bir diÅŸilik vardır. Ceni’nin ÅŸahsında ada kadınlarını görünce, insan Cevat Åžakir’e iyice inanıyor.
Gerçekten de Ege’nin görece olarak ıssız bir adasında yaÅŸamı, üretim biçiminin doÄŸal bir sonucu olarak kadınlar ele geçiriyor.
Acaba o yüzden mi yazılmıştı, "Adalardan bir yár gelir bizlere / Aman Allah gözlere bak gözlere" şarkısı.
BİZİM MİSAFİRİMİZSİNİZ
Masadakiler kalktı. Biraz da mahcuptular. Bir günlüğüne geldikleri bu ıssız Ege adasında yemek yedikleri mütevazı restorandan hediyelerle ve çok düşük bir hesapla uğurlanıyorlardı.
Gerçekten de içlerinden geldiği için "Çok arkadaşımız var sizi önereceğimiz, adresinizi, telefonunuzu verin" deyince biraz da kızgın baktı yüzlerine Ceni...
"Ben birisini gönderin diye size ilgi gösterip hediye getirmedim. Bizim misafirimizsiniz. Burada mutlu olmanız yeterli."
Fourni’ye KuÅŸadası’nın karşısındaki Samos Adası üzerinden beÅŸ saatte gidiliyor. GeçmiÅŸte denizciler, bir baÅŸka adayla oluÅŸturduÄŸu boÄŸaz bölgesinde korsanlık yapıldığından ’Korsan Adası’ olarak da biliniyor. Belki bizim Bozcaada’dan küçük olabilir. Yaklaşık 1200 nüfus yaşıyor; Yunan milli gelirine göre yoksul kalıyorlar ama mutlu bir yaÅŸamları olduÄŸu dikkati çekiyor. Güçlü bir balıkçılık filosuna sahiplermiÅŸ eskiden. Ancak AB kararları sonucu trol avı yasaklandığından sadece ıstakoz avına kalmışlar bugün... Biraz üzüm, biraz da kekik ve kekikli bal üretimi varmış. Gençler gemilere gidiyorlarmış. PASOK’lu belediye de, bölgeyi turizme açmak için çabalıyormuÅŸ. Yeni küçük otellerle 500 yataÄŸa ulaÅŸmışlar; zaten konukseverliklerinden ötürü her ev bir pansiyon sayılabilir. Hava koÅŸulları nedeniyle her gün düzenli gemi seferi yok. Bu arada Türk ve Yunan jetlerinin seslerinden hep ürkmüş ada halkı. Köyün yaÅŸlıları bu konuyu açarken, BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ı beÄŸeniyorlar ama türban meselesi için "Nedir o kadınların baÅŸlarını örtmek" diyorlar.
Bunu çok sayıda adalının sorduÄŸunu belirtmek isteriz. Önceki akÅŸam Yunanistan’ın İsveç’e yenilmesi herkesi üzdü; "Siz de biz de ÅŸanssız baÅŸladık" dediler.
KİMLER KATILDI
Türk-Yunan Defne DerneÄŸi’nin Aydın-KuÅŸadası etkinliklerinin karşı ayağındaki konser ve paneller burada yapıldı. EtkinliÄŸe baÅŸta Türk-Defne DeneÄŸi BaÅŸkanı Erol KatırcıoÄŸlu, Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şükrü Boylu ile iki ülkenin akademisyenleri, müzisyenleri, ressamları, kreatörleri ve yerel yöneticileri katıldı.
’Su temizler, ışık aydınlatır’ metaforundan yola çıkarak düzenlenen panelin konuÅŸmacıları Gündüz Vassaf, Prof. Ali Akay (MSÜ), İsabella Bernardini d’Arnesano (İtalya Lecce Üniversitesi), Anestis Vasilakeris (BoÄŸaziçi) ve ünlü Yunan televizyoncu Stelyos Koulouglu konuÅŸtular.. Yunan Devlet Televizyonu NET TV’de Yeni Demokrasi hükümetinin baskıları sonucu 10 yıldır yayınlamakta olduÄŸu haftalık haber programlarında Amerika ve Çin’le ilgili deÄŸerlendirmeleri sansüre uÄŸrayınca geçen hafta istifasını vermek zorunda kalmış. Ne yazık ki iktidarlar kendi görüşünde olmayanlara hayat hakkı tanımıyor!
KuÅŸadası’na dönünce, 2001 yılında DışiÅŸleri Bakanı İsmail Cem’e Papandreu’nun "KuÅŸadası’nı beton yığınına çevirmiÅŸsiniz" sözünü hatırladık. Gerçekten de özellikle adalardan KuÅŸadası’na, hatta Marmaris’e, Bodrum’a, Didim’e dönünce insanın üzerine bir beton yığını çöküyor sanki.
|